Yurtiçi Kargo ve Mng Kargo Arasındaki Farklar

Yurtiçi Kargo
  • Müşteri memnuniyeti ön plandadır.
  • Twitter ve Facebook gibi ortamlarda müşteri diyalogları muhteşemdir. 
  • Teknoloji takipçisidir.
  • e-Ticaret sektöründe gerçekten kullanılması gerekn tek kargo şirketidir.
  • Diğer kargo şirketlerine göre cüzzi miktarda pahalıdır. Bu kalitali hizmet için normaldir.
  • Şube müdürünü aradığınız da kendisi ile muhattap olurken sizin müşteri olduğunuzu hiç bir zaman unutmamaktadır. Siz gerçek birer değer gözü ile bakmaktadır.
  • Bu kadar övgüden sonra şunu da eklemeliyim. Yapılan yanlışlar elbet olacaktır ama insan faktörünün olduğu her alanda yanlışlıkla karşılaşılması normaldir.

                         Mng Kargo
  • Müşteri memnuniyetini boş verin eski otobüs şirketi mantelitesi ile çalışır.
  • Twitter ile alakası yoktur @mngkargo diye bir twitter hesabı var ama onların mı olup olmadığı büyük muammadır.
  • Facebook ile alakası yoktur.  Kısacası sosyal medyaya girecek cesaretleri hiç olmamıştır. 
  • Sosyal medyada bulunma cesareti gösteremeyen bir firmanın müşteri ve hizmet anlayışı nasıldır düşündürücü bir durumdur.
  • Şube müdürüne ulaştığınızda kendisini kaf dağında zanneder. Müşteriyi bir azarlamadığı kalıyor.  İstanbul Kurtuluş Şube Müdürü nü belirtmeden geçemeyeceğim.
  • Teknoloji yatırımı diye birşey yok. Teknolojiyi takip etmez.
  • Kesinlikle e-ticaret şirketlerini tercih etmemesi gerektiğini düşündüğüm şirkettir.

E-ticaret ve Fiziksel Mağazalar

 E-ticaretin hızla ilerleyişi mağazacılık sektöründe ki insanları tedirgin ederken bir taraftan da stokların da kalmış outlet ürünleri Markafoni, Trendyol ve Limango gibi firmalara satarak stok maliyetlerinden kurtuldular.
 Ülkemiz de tekstilin güçlü bir pazar oluşu e-ticaretin de bu alanda yeni fırsatlar yaratmasına neden oldu. Şimdi ise önlerinde ki en büyük sorun outlet ürünlerinin bu kadar siteyi karşılamaması.
 Peki private shopping dediğimiz outlet ürünleri uygun fiyata satan firmalar ürün kalmadığın da ne yapacaklar???
 Senaryolara uygun hamleleri zaten yaptılar. Markafoni yurt dışında ki büyük yatırımcı Naspers tarafından alındı. Peki Markafoni bundan sonra ne yapacak? Tabi ki yurt dışı pazarı. Türkiyede ki rekabet düzeyi (e-ticaret) olarak baktığımız da dünyada eşi benzeri olmayan bir rekabet var. Yurtdışın da bu rekabet ve alt yapı ile çok iyi işler başaracağına kesin gözüyle bakmaktayım. Halihazırda zaten Naspersin yurtdışın da yatırım yapılacak ülkelerde yatırımı mevcut zaten. Markafoni bu şekilde önlemini aldığını düşünüyorum.
 Trendyol peki sektörde ne yapacağını düşündüğümüzde Yalçın Ayaydın ortaklığı ile hem üretici hem satıcısı olabileceği bir pazar yarattı. Milla olarak kendi markalarını yarattı ve inanılmaz satış rakamları yakaladı. İpekyolun tekstil sektöründe geçmişten gelen birikimlerinden de yararlanabileceği bir gerçek. Outlet ürün düşüncesinden çok ilerisi sektörde. Zaten Markafoni gibi yine bir bölümünü yurt dışı yatırımcısı Tiger Global şirketine satılmış durumdadır.

 Bana öyle geliyor ki Trendyol bu sektörde daha söz sahibi olacak. Zaten adet bazda 50 bin sipariş çıkıştan bahsederken Markafoni hemen arkasından 30 bin ürün çıkışı ile trendyol gelmekte fakat karlılık olarak ( gizlidir ) :) trendyolun çok daha karlı satışlar yaptığı yönde duyumlar aldığımı belirtmeden geçmek istemiyorum.

1v1y.com peki tutunabilecek mi? Tabiki de sektörde yeri olacak. Hiç gündemime gelmemesine rağmen site içeriği görselliği yeterlilik düzeyinde. Yurt dışında bu tarz markaların ortaklaşa açtığı e-ticaret siteleri olmuştur ama istenilen verim alınamamıştır. Türkiyede ki bu örnek sitenin başında ki Hanımefendinin sektör dışında daha önceki iş tecrübeleri ya yeni bir nefes katar sektöre yada sektöre alışamadan değişimi yapılır =). Kötü senaryoları sevmem fakat Sitenin ilerleyememesinin tek nedeni yönetimden kaynaklanabileceğini düşünüyorum. Tabiki Ayaydın kardeşlerin Trendyol gibi bu şirkette de olması aslında Tiger şirketini tedirgin etmekte.


Peki mağazalara ne olacak asıl soru bu. Mağazalar var olmak zorun da ancak %60 ı 5 yıllık dönemde kapanacağının bilgisi dillerden dillere dolaşıyor. Tabiki de doğru bir bilgidir. Büyük şirketler Hepsiburada, Markafoni, Trendyol, Limango gibi markalar şimdi Türkiye distribütörü firmaların peşinden koşmakta.

 Hepsiburada hala sektörün büyük babası veya hakimi olduğu düşüncesi hiç aşılamadı zaten. E-storenin kapanması piyasaya egemen olacağını ortaya çıkarttı fakat karşısına bu seferde Hepsiburadanın hakim olmadığı kategorilerde söz sahibi şirketlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Kendisini ilk tedarikçi toplantılar da Doğan Holdingden geliyoruz diye tanıtan Hepsiburada artık Hepsiburadadan geliyoruz biz piyasanın hakimiyiz dese de. Piyasa bölündü artık piyasada sadece elektronik kısımda söz sahibi ve güvenli alışverişte söz sahibiler.
 Hepsiburada reklamlara çıkıyor kayak ürünleri Hepsiburada da diye peki hangi kayağı satıyor satamıyor çünkü kayakçılar e-ticaretten çalışmak istememekte. Bir piyasanın ne kadar hakimi olsanda distribütör olamazsın piayasada kolay kolay.

Bu gibi örnekler herzaman mağazacılık sektörünün var olmasına neden olacak. E-ticaret gelişirken mağazcıların da e-ticaret sitelerine ürün satarak gelişecekleride bir gerçektir.

Benim önerim fiziksel mağaza sahiplerine sahip oldukları markaları büyük e-ticaret firmalarına vermek yerine kendi sitelerini oluşturmalarıdır. Doğru bir yönetimle kendilerine gelecekte yer ayırmış olurlar.